Yazı Detayı
21 Nisan 2014 - Pazartesi 23:47
 
ÇÖPEÇEVRE KUŞATILDIK !
Murat SEVGİ
 
 

Çevre mücadelesinin içine girince, sizinle aynı bakış açısına sahip bir çok doğa dostu ile karşılaşıyorsunuz. Ama çevre sorunları ile mücadele etmek için sadece doğa dostu olmak yetmiyor. Bunun yanında, tanıtım, propaganda ve tabi ki siyaset de bileceksiniz. Çünkü çevre mücadelesi, ekoloji ideolojisine uygun politikaları savunmayı gerektiriyor. Tarım, endüstri, kentleşme, enerji gibi yüzlerce konuda uygulanan politikaları ekoloji ile uyumlu hale getirecek siyasal mücadele yöntemleri üretmek gerekiyor!

            Çevre mücadelesi, aslında bir ekoloji mücadelesidir. Her vatandaşın; önce can derdi ile sonra da gelecek derdi ile yapması gereken mücadelelerin başında gelir! Eğer içinde yaşayacak bir çevre olmazsa diğer mücadele ya da hakimiyetlerin ne anlamı kalır?!

            Bu “ekoloji” mücadelesi sayesinde bir çok ‘aktivist’ ile tanıştım. Sadece bölgesel değil, Türkiye’nin hatta dünyanın çeşitli ülkelerinden farklı siyasi görüşlere sahip ama çevre meselelerini fark etmiş mücadeleciler ile tanışma imkanı buldum ama yine de en ilginç –ya da Aziz Nesin hikayesi gibi ne kadar olay varsa– hepsi bizim ülkemizden çıkıyor! İşte, bir örnek: “Çevreci” olarak bilinen bir arkadaşım il genel meclisi üyeliğine seçildiğinde o ilin valisi tarafından, “Sen artık benim temsilcimsin. Çevre-mevre bitti!” diye uyarılıyor !!!

            İşte, bu söz, gösteriyor ki; bürokrasinin gözünde çevreciler, doğrudan cephe alınan bir ideolojinin temsilcileri halini almıştır. O il genel meclisi üyesi, halkın değil de valinin temsilcisi ise, o göreve niye atamayla getirilmez?! Darbe dönemlerinde, dikta şak diye atama yapıyordu. Belediye başkanı falan hepsi askerdi... Bu tür baskılara çevrecilerin karnı tok!

            Niye böyle saçmalıyorlar, çünkü bilimden uzaklaştılar. Hadım edilmiş bir eğitim sisteminin hurafe dolu kültürüne sevdalılar! Bakın etrafınıza, “çevreciyim” diyen, eğitimsiz birini göremezsiniz. Hepsi okur, hem de okur, düşünür, yazar... O yüzden, bu tür bürokratlar ile çevreciler aynı görüşte değiller. Bunların; iradeleri çürütülmüş! Efendi-kul, mürit-mürşit ilişkisine ağa-maraba ilişkisini de harmanlayarak “siyasal model” inşa eden bir cüruf tarafından yönlendirilenler; çevreyi, doğayı, bağımsızlığı filan düşünemez ki! Böyle birine sorarsanız, “Büyüklerim bilir, bana sormayın” der! Bunların, öncelikle bağımsızlığı kendi iradelerinde sağlaması gerekir! Hepsi bu kadar da değil: 12 Eylül 1980’in çocukları daha yeni başladı... Bizim kuşak, 80’lere 10-12 yaşında girenler ve daha küçükler...

 

BATI, NİYE BATI?

 

            Endüstri devriminin ilk günlerinde kimya, fizik, biyoloji, tıp gibi konularda keşiflerin hızlandı. Bu bilimsel çalışmaların etkisi ile –ya da sayesinde– teknolojik gelişmeler de başladı. Aynı dönemde bizler ise kişisel çıkar ve keyif peşinde koşma konusunda ilerliyorduk. O dönemde de her şeyi laleler ile çözeceğini zanneden ‘laleler’ vardı... Aslında Lale Devrinin lay-lay-lom hayatı da öyle uzun bir dönem değildir. Ama çöküşün başlangıcı olarak, kilometre taşlarından en büyüğüdür.

            Geçen, 300 yıl boyunca kalitesi her geçen gün düşen bir hayat tarzını özümsemiş olmamızda bütün suçlu biziz. Eğer, ülkenin içinde bulunduğu çarpık ve çürümüş çarkları daha arızayı ilk fark ettiğimizde değiştirme isteğinde olsaydık, arıza ölümcül sonuçlar oluşturmayabilirdi. Belki çöküş hiç yaşanmazdı. Biz de şimdiki saltanat sevdalılarını mutlu ederdik: İngiltere gibi monarşik–demokrasimiz ya da S.Arabistan gibi monarşik–diktokrasimiz olurdu.

            Ama burada, meselenin esas ince noktasını kaçırmamak gerekir! “Bozulan ya da çürüyen çarkları zamanında değiştirebilseydik durum kronikleşmezdi.” Bu analiz Osmanlı’nın son dönemini çok iyi özetliyor.

            Peki ne değişti de çöküş başladı? Soruların başında bu gelir. Cevap olarak, eğitim sistemindeki değişimden söz edebiliriz. Fikir adamlarının pozitif bilimlerden uzaklaşması bu sürecin en önemli tetikleyicisidir. Bilim, iki şekilde yürütülür:

            1- Olan bilimsel bilginin belletilmesi.

            2- Yeni bilimsel bilgilerin üretilmesi.

 

            Bizler bugün de dahil bu ikinci seçeneği hep boşladık. Bilimsellik adına öğretme işini –çarpıtarak; ezberci belletme şeklinde– öne çıkardık. Araştırma faaliyetini iş dünyasının dışında tutarak sadece akademik alanda yapılan, yapılması gereken bir uğraş haline getirdik. Bu bilim politikası ile geçen 300 yılın sonunda tamamen dışa bağımlı, satın al kullan sistemini işleten, eğitim kurumlarının bile franchise (bir markanın acentesi) halinde hizmet sunduğu UTANÇ DENİZİNE gömüldük!

            Yüzme bilmediği için karşı kıyıya denizin dibinden yürüyerek gidebileceğini zanneden bir kaşif(!) kadar cahil bırakıldık. Bunu reddedenlerin yaptığı ise yüzmeyi öğrenmek yerine Amerikan üniversitelerinden ya da teknoloji firmalarından büyük paralar karşılığı kayık kiralamak! Evet kayık kiralamak! Yüzme hocası değil! Çünkü yüzme hocası kiralasalar bizim çalışmamız ve yüzmeyi becermek için gayret göstermemiz gerekecek! Ama hazıra konmak varken, kim uğraşacak su yuta–yuta yüzme öğrenmekle?!

            Daha acı olan ise, kendi başına kayık yapmaya ya da yüzmeyi öğrenmeye çalışanların kafasına vurmak için devriye gezen kalabalık bir bürokrat kadrosu besliyoruz.

            Dönüyoruz dolaşıyoruz hep aynı yere geliyoruz:

            Teknoloji, bilimsiz; bilim, bilgisiz; bilgi, keşifsiz; keşif, kaşifsiz OLMAZ!!!

            “Cahillik, bilmemek değil, “bilmediğini” bilmemektir. Cahil, çöptür; çöpün yeri, çöplüktür.” (Bu sözümün, “Trakya, büyük bir çöplüğe çevrildi” tezimle hiçbir bağlantısı yoktur. :))) O da ayrı bir çöplük konusu.)

            Hep sevgi ile kalın.

 

            

 

 
 
 
Etiketler: ÇÖPEÇEVRE, ÇEVRELENDİK
Yorumlar
Diğer Yazılar
MSG: Yedikçe yersin, tüketince tükenirsin!
NÜKLEER STRATEJİ!
TERMİK SANTRAL İTİRAZI - 1
"HER FABRİKA BİR KALEDİR!"
NE İÇİYOR BUNLAR?!
SANTRAL LİSTESİ 2
İSTİKLÂL MADALYASI
BİZ KARARLIYIZ!
MEDENİYETLER ÇATIŞMAZ!
ÖLÜM BACALARI İSTEMİYORUZ!
ÇEVRECİLER HERŞEYE KARŞI!
AĞALARIN SANAYİ İLE TANIŞMASI - 1
KELEBEK ETKİSİ
İNOVASYON, AR/GE FİLAN...
ÇORLU’YA KOCAMAN BİR İMZA!
ALLA BENİ, PULLA(MA) BENİ!
HIZLI TREN YERİNE KÖMÜR TRENİ!
PARK OLSUN
YÖNETEMEMENİN TÜRKÇESİ!
KÜLTÜR ASİMİLASYONU
KENTSEL OBEZİTE! (1)
DEKOVİL-2: DOĞA KATLİAMINA DEVAM
DEKOVİL!
"O ZAMAN GAZ LAMBASI YAK!"
TRAKYA BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL!
ŞAFAK HAREKATI
ÇORLU TARİHİYLE YÜZLEŞİYOR!
ELİNİ SALLASAN DANIŞMANA ÇARPIYOR!
"ÇEVRECİLER HER ŞEYE KARŞI!"
OCAĞIMIZA, KUM OCAĞI...
OKUL SEZONU AÇILDI!
BUYUR BUR'DAN YAK!
YÖNETEMEMENİN TÜRKÇESİ!
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!
BAZ İSTASYON!
YUVARLANIP GİDİYORUZ!
KİMLİK BİLGİLERİ ÇALINDI DA NE OLDU?
KÖMÜRDEN KURTUL, GELECEĞİ KURTAR
İNSANSIZ OTOBÜS!
KAÇ ŞAFAK GEÇTİ?
ZEHİRLE KALKINMA!
KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERİN FAYDALARI
MERALARIN BAŞI BELADA!
Sevgiler gününde bir TEKTAŞ alın!
ONLAR KAĞIT TOPLAMIYOR! DOĞA SAVAŞÇISI!
OLAĞAN ŞÜPHELİLER İLE SIRADAN İŞLERİN ÖLÜMCÜL SONUÇLARI
STAR WARS'I BİLİR MİSİNİZ
NOEL BABA VE KIRKHARAMİLER
ASLINDA, HERKES, HER ŞEYİN FARKINDA!
HALKIN PARASIYDI, KAMUNUN YARASI OLDU
GÜZEL BİR GELECEK BEKLİYOR!
İHANET VE YÖNETEMEME MESELESİ
KÜRESEL BELA: NÜKLEER
78 YILDIR YOKSUN AMA...
EKİP ÇALIŞMASI VE LİDERLİK
ERGENE DEVLET HASTANESİ
TERÖRE DE, LANETLEMEYENE DE LANET OLSUN!
ASIL HEDEF: LONGOZ ORMANI
SOSYAL MEDYA GÜDÜMLÜ MÜ
FOSİL ASLINDA İSRAFTIR
DERDİMİZ ALTI SANİYE OLSUN
AR/GE VE İNOVASYON TOPLUMU!
İNANMAK yahut BİLMEK! İşte, bütün mesele bu...
CEHALET YANILGISI
FIKRA DEĞİL GERÇEK!
HEP ÇEVRE HEP ÇEVRE OLMAZ!
KATLİAM MODA OLDU!
KÖMÜRE VE TERMİĞE İTİRAZIMIZ VAR!
YA KÖMÜR, YA TARIM VE İNSAN?!
TRAKYA'DA KATLİAM PLANI MI YAPIYORLAR?!
KÖMÜRLÜ SANTRAL ÖLDÜRMEZ,SÜRÜNDÜRÜR
EĞİTİM,ÖRGÜT ve KÜLTÜR
ERKEN SEÇİM
GDO'DA YANLIŞ POLİTİKALAR
MAYIS GELDİ, GEÇİYOR
ATIK - KARA PARA İLİŞKİSİ!
TRAKYA, DUR DİYOR!
TAKSİM'İN KANLI TARİHİ
GERİCİ AYAKLANMASI
TAM 25 YIL GEÇMİŞ
VAY ARKADAŞ! AB'Yİ BİLE DOLANDIRMIŞIZ!
YAĞMA TALAN! HER ŞEY YALAN!
TEMSİL ETMEK
OMURGA SORUNU VAR !
ADAYLARA AÇIK ÇAĞRI !
KENTLEŞMEK KALABALIKLAŞMAK DEĞİLDİR
HARAMİLER VE KANSER
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 3
TRAKYA KANSER 'CUMHURİYET'İ
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 2
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 1
ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME RAPORU NEYİ KORUR?
TARIM - KENTLEŞME VE TRAFİK
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÖRGÜTLENME KÜLTÜRÜ!
MEDENİYETLER ÇATIŞMAZ !
AMA HANGİ HUNTINGTON ?
DÜZENİN MİMARLARI BUNLAR!
EKOLOJİ - EKONOMİ - RANT !
KENTİ'Nİ KANDIRMAK!...
TERMİK SANTRALLER NASIL ÖLDÜRÜR
MERA KÖYLÜ DEMEK; KÖYLÜ HAYAT DEMEK
MERALAR : köprüden önceki son çıkış!
MERALAR İÇİN 1 KASIM'DA LÜLEBURGAZ'A
BAŞARININ SIRRI
HA EBOLA, HA IŞİD
TRAKYA GELECEĞİNİ SATIYOR ?
ERGENE ÖLÜM FESTİVALİNE Mİ HAZIRLANIYOR ?
İnsanın Psiko - mekaniği
ESKİ BAYRAMLAR
Sağlık değerlidir !
BU AY HIRSIZLARIN AVUÇLARI KAŞINIR !
KIRKBEŞLİK
ÖKÜZÜN ALTINDA NE ARANIR ? ( 2 )
İHMAL DEĞİL CİNAYET!
TAKSİM’İN AYAKLANMA TARİHİ (2)
TAKSİMİ'İN AYAKLANMA TARİHİ ( 1 )
OKUMAK NEDEN GEREKLİDİR ?
KURBANLIK KEÇİ
KİFAYETSİZLEŞME
KENTSEL DÖNÜŞÜM
YAKINDA HUKUKA DA GEREK KALMAYACAK !
KATALİZÖR
NAMUSLU / NAMUSSUZ ...
AT GÖZLÜĞÜ
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Arşiv
Haber Yazılımı