Yazı Detayı
28 Şubat 2014 - Cuma 00:11
 
KENTSEL DÖNÜŞÜM
Murat SEVGİ
 
 

 

            Taklitçilik konusunda maymunları geçtiğimizi söylediğimde herkesi kızdırmıştım ama –maalesef ya da iyi ki- öyleyiz. Niye “maalesef”? Çünkü bu taklitçilik hiç hoş bir meziyet değil. Bununla birlikte “iyi ki” de diyorum, çünkü; eğer, taklitçilik meziyetimiz olmasa pek bir halt edebileceğimizi de düşünmüyorum. Bu taklitçi kültürün taklit ettiği şeylerden birine de “Rezidans” deniyor.

 

REZİDANS: Sosyal seviye atlama aracı

            Rezidans deyince bir yerlerimiz kıpır kıpır oluyor, sanki önemli bir şeyden söz ediyormuşuz gibi geliyor ama rezidans ne demektir?

            Rezidans İngilizce ‘residence’ kelimesinin Türkçe’ye devşirilmiş halidir. “Rezidans bir evin, villanın hatta şato ve saray benzeri bir yapının, bir odasının otel odası şeklinde hazırlanıp kiraya verildiği durumlarda verilen addır. Aynı şekilde bu odalara ya da binaların rezidans bölümlerine her türlü serviste verilebilmektedir.(1)” “Türkiye’de biz kelimenin anlamını kendimize göre yeniden yorumlayıp orijinalinden biraz farklı kullanmaktayız. Rezidans; “içinde oturanlara hizmet verebilen, sosyal imkan ve güvenlik sağlayan, kendi kendine yetebilen teknolojik yüksek kalitede bir yapı” halini almıştır.(2)”

            “Banyosu, mutfağı ve beyaz eşyaları, İnternet bağlantısı, klima, doğalgaz donanımı, direkt telefon, kasa, ütü odası, kablolu televizyon ve uydu TV gibi iletişim imkanları normal bir rezidansta olması gerekenler. Bu imkanlara ek olarak normal bir apartman dairesi ya da evde olmayan, dışarıdan sağlanacak bazı hizmetleri de sağlaması gerekiyor. Rezidansta verilen hizmetler nelerdir diye soracak olursanız şunlar sayılabilir; sekreterlik ve resepsiyon hizmeti, günlük temizlik ihtiyacı, kuru temizleme, çamaşırhane, alışveriş servisi.(3)”

            Yani, dış cephesini mimarınızın artistik zekasına göre yampiri-yumpiri bir şekle sokup, kocaman bir giriş kapısı ve işlevsiz aksesuarlarla dolu bir bahçe yapıp önüne de “rezidans” diye tabela dikmekle rezidans olmuyor! Aynı; bir geri zekalının ya da cahilin ne kadar parası olursa olsun, adam yerine koyulmayacağı gibi… (Cahil demişken, Prof.İlber Ortaylı’nın cahilleri madara eden sosyal medya fenomenini takip etmenizi tavsiye ederim. Gerçi bu sayede cahiller yine moda oldu ama J ... )

 

            KENTSEL DÖNÜŞÜM:

            Şehirler büyüdükçe inşaat sektörü daha heybetli binalar ve fiyakalı tasarımlar ile sokakları birer beton curcunasına çevirmeye -hızlanarak- devam ediyor. Bu curcuna sırasında, bir zamanlar kenarda olduğu için kimsenin umursamadığı gariban mahalleleri kentleri saran bu betonlaşma şirketlerinin gözüne batmaya başladı. Şehrin merkezinde ya da stratejik mevkisi nedeniyle ranta uygun araziler olarak görülen bu semtlerde yağmaya bir kulp bulmak gerekiyordu...

            İlk yağma alanlarından biri olan İstanbul Sulukule’de yaşanan ‘Kentsel Dönüşüm’ sosyal felaket ile sonuçlandı... Roman’ların ağırlıkta olduğu semtin eski ve döküntü yapıları boşaltılıp yerine ‘modern’ binalar yapıldı. Semtin eski sakinleri ise İstanbul’un kenarında çok katlı binalardan oluşan sitelere sürüldü. Sonra da, bu işi yapanlar sözde “belediyecilik marifeti” gibi gururlandılar... Kentsel dönüşüm diyerek el koydukları arazide şimdi ne var diye sorarsanız, modern teknoloji ile yapılmış, pahalı, hatta “süper lüks” binalar var… Hepsi boş, bir tür süper lüks bina mezarlığı gibi... Projeyi yapanların elinde patlayan güzel bir örnek!

 

            Niye bu tür uygulamalara karşıyım?

            Kağıt toplayarak, pazarcılık yaparak, şehrin sokaklarında seyyar işlerde çalışan binlerce kişiyi şehrin en uzak noktasına, çok katlı binalarda yaşamaya zorlayanlar için söylenecek çok şey var ama söylemiyorum. Bir tür otosansür de diyebilirsiniz ama şu kesin: “Kentsel Dönüşüm” diye dayatılan şey, tehlikeli ve vasıfsız yapıların yerlerine daha yaşanabilir binalar yapmak filan değil!.. Yani, 50-60 yıllık binalarda emeklisi, işsizi, işçisi, memuru, esnafı ile düşük gelir grubu olarak hayatını sürdüren insanlara “Evini yıkacağız, yerine yenisini yapacağız, sen de bu işin bedelini tıkır-tıkır ödeyeceksin.” demek SAÇMALAMANIN DANİSKASIDIR!

            Dahası, şehrin işlek noktalarında kalan bazı bölgeleri, rant için kapı-kapı gezen müteahhitlere peşkeş çekenler; lafa gelince, “sosyal belediyecilik”, “toplumsal refah” falan filan diye ahkam kesmeye de kalkmasın!

 

            BELEDİYE BAŞKANI MI?

            Sokakları “rezidans” ve “plaza” ile dolan şehirlerin yönetimindeki karar vericiler, bu projelere dur dememenin suçunun cezasını illa ki bir gün çekecektir! Madem planlama bilmiyorsun, defol git! Hem bir yerlerini yumuşak koltuklardan kaldıramayacaksın, hem de sorunları dile getirenlere ık-mık edeceksin! Kimse yemiyor! Bir seçim dönemine daha girdik, ama kalabalıklaşmayı başarı olarak gören çarpık kafalar pişmiş kelle gibi sırıtmaya devam ediyor! Çürümüş kafaların ayıklanması için yine geç kalındı.

            Seçilmişlerin Ankara’da, masa başlarında belirlendiği çarpık bir demokrasi anlayışının kör-topal sisteminde gözleri oyulmuş, kulakları kesilmiş, kan kaybeden bir adaletin hüküm sürdüğü şu ortamda kimi kime şikayet edeceksin ki?!..

            Yetkililer etkisiz, etkililer kirlenmiş... Soruyorsun, “Ne olacak bu memleketin hali?” diye, ses yok. Büyüklerine sormadan ağzını açamayan bir kalabalık var! Şimdi bunlardan birini seçsen ne olur, seçmesen ne olur…

            “Yerel”, kan ağlıyor! Olay sadece kentsel dönüşümle çözülemez. Teknik, bilimsel, bürokratik ve siyasal DÖNÜŞÜM gerekli... Ve tabi ki; bunarın hepsini becerebilecek seviyede bir akli dönüşüm!

            Hep sevgi ile kalın.

 

            Murat SEVGİ

            http://twitter.com/muratsevgi

 

 
 
 
Etiketler: KENTSEL, DÖNÜŞÜM
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sosyal ÇED: Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme: ÇSED
MSG: Yedikçe yersin, tüketince tükenirsin!
NÜKLEER STRATEJİ!
TERMİK SANTRAL İTİRAZI - 1
"HER FABRİKA BİR KALEDİR!"
NE İÇİYOR BUNLAR?!
SANTRAL LİSTESİ 2
İSTİKLÂL MADALYASI
BİZ KARARLIYIZ!
MEDENİYETLER ÇATIŞMAZ!
ÖLÜM BACALARI İSTEMİYORUZ!
ÇEVRECİLER HERŞEYE KARŞI!
AĞALARIN SANAYİ İLE TANIŞMASI - 1
KELEBEK ETKİSİ
İNOVASYON, AR/GE FİLAN...
ÇORLU’YA KOCAMAN BİR İMZA!
ALLA BENİ, PULLA(MA) BENİ!
HIZLI TREN YERİNE KÖMÜR TRENİ!
PARK OLSUN
YÖNETEMEMENİN TÜRKÇESİ!
KÜLTÜR ASİMİLASYONU
KENTSEL OBEZİTE! (1)
DEKOVİL-2: DOĞA KATLİAMINA DEVAM
DEKOVİL!
"O ZAMAN GAZ LAMBASI YAK!"
TRAKYA BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL!
ŞAFAK HAREKATI
ÇORLU TARİHİYLE YÜZLEŞİYOR!
ELİNİ SALLASAN DANIŞMANA ÇARPIYOR!
"ÇEVRECİLER HER ŞEYE KARŞI!"
OCAĞIMIZA, KUM OCAĞI...
OKUL SEZONU AÇILDI!
BUYUR BUR'DAN YAK!
YÖNETEMEMENİN TÜRKÇESİ!
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!
BAZ İSTASYON!
YUVARLANIP GİDİYORUZ!
KİMLİK BİLGİLERİ ÇALINDI DA NE OLDU?
KÖMÜRDEN KURTUL, GELECEĞİ KURTAR
İNSANSIZ OTOBÜS!
KAÇ ŞAFAK GEÇTİ?
ZEHİRLE KALKINMA!
KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERİN FAYDALARI
MERALARIN BAŞI BELADA!
Sevgiler gününde bir TEKTAŞ alın!
ONLAR KAĞIT TOPLAMIYOR! DOĞA SAVAŞÇISI!
OLAĞAN ŞÜPHELİLER İLE SIRADAN İŞLERİN ÖLÜMCÜL SONUÇLARI
STAR WARS'I BİLİR MİSİNİZ
NOEL BABA VE KIRKHARAMİLER
ASLINDA, HERKES, HER ŞEYİN FARKINDA!
HALKIN PARASIYDI, KAMUNUN YARASI OLDU
GÜZEL BİR GELECEK BEKLİYOR!
İHANET VE YÖNETEMEME MESELESİ
KÜRESEL BELA: NÜKLEER
78 YILDIR YOKSUN AMA...
EKİP ÇALIŞMASI VE LİDERLİK
ERGENE DEVLET HASTANESİ
TERÖRE DE, LANETLEMEYENE DE LANET OLSUN!
ASIL HEDEF: LONGOZ ORMANI
SOSYAL MEDYA GÜDÜMLÜ MÜ
FOSİL ASLINDA İSRAFTIR
DERDİMİZ ALTI SANİYE OLSUN
AR/GE VE İNOVASYON TOPLUMU!
İNANMAK yahut BİLMEK! İşte, bütün mesele bu...
CEHALET YANILGISI
FIKRA DEĞİL GERÇEK!
HEP ÇEVRE HEP ÇEVRE OLMAZ!
KATLİAM MODA OLDU!
KÖMÜRE VE TERMİĞE İTİRAZIMIZ VAR!
YA KÖMÜR, YA TARIM VE İNSAN?!
TRAKYA'DA KATLİAM PLANI MI YAPIYORLAR?!
KÖMÜRLÜ SANTRAL ÖLDÜRMEZ,SÜRÜNDÜRÜR
EĞİTİM,ÖRGÜT ve KÜLTÜR
ERKEN SEÇİM
GDO'DA YANLIŞ POLİTİKALAR
MAYIS GELDİ, GEÇİYOR
ATIK - KARA PARA İLİŞKİSİ!
TRAKYA, DUR DİYOR!
TAKSİM'İN KANLI TARİHİ
GERİCİ AYAKLANMASI
TAM 25 YIL GEÇMİŞ
VAY ARKADAŞ! AB'Yİ BİLE DOLANDIRMIŞIZ!
YAĞMA TALAN! HER ŞEY YALAN!
TEMSİL ETMEK
OMURGA SORUNU VAR !
ADAYLARA AÇIK ÇAĞRI !
KENTLEŞMEK KALABALIKLAŞMAK DEĞİLDİR
HARAMİLER VE KANSER
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 3
TRAKYA KANSER 'CUMHURİYET'İ
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 2
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 1
ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME RAPORU NEYİ KORUR?
TARIM - KENTLEŞME VE TRAFİK
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÖRGÜTLENME KÜLTÜRÜ!
MEDENİYETLER ÇATIŞMAZ !
AMA HANGİ HUNTINGTON ?
DÜZENİN MİMARLARI BUNLAR!
EKOLOJİ - EKONOMİ - RANT !
KENTİ'Nİ KANDIRMAK!...
TERMİK SANTRALLER NASIL ÖLDÜRÜR
MERA KÖYLÜ DEMEK; KÖYLÜ HAYAT DEMEK
MERALAR : köprüden önceki son çıkış!
MERALAR İÇİN 1 KASIM'DA LÜLEBURGAZ'A
BAŞARININ SIRRI
HA EBOLA, HA IŞİD
TRAKYA GELECEĞİNİ SATIYOR ?
ERGENE ÖLÜM FESTİVALİNE Mİ HAZIRLANIYOR ?
İnsanın Psiko - mekaniği
ESKİ BAYRAMLAR
Sağlık değerlidir !
BU AY HIRSIZLARIN AVUÇLARI KAŞINIR !
KIRKBEŞLİK
ÖKÜZÜN ALTINDA NE ARANIR ? ( 2 )
İHMAL DEĞİL CİNAYET!
ÇÖPEÇEVRE KUŞATILDIK !
TAKSİM’İN AYAKLANMA TARİHİ (2)
TAKSİMİ'İN AYAKLANMA TARİHİ ( 1 )
OKUMAK NEDEN GEREKLİDİR ?
KURBANLIK KEÇİ
KİFAYETSİZLEŞME
YAKINDA HUKUKA DA GEREK KALMAYACAK !
KATALİZÖR
NAMUSLU / NAMUSSUZ ...
AT GÖZLÜĞÜ
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
6
0
0
0
2
2
2
Evkur Yeni Malatyaspor
6
0
0
0
2
2
3
Galatasaray
6
0
0
0
2
2
4
Kasımpaşa
6
0
0
0
2
2
5
Kayserispor
4
0
0
1
1
2
6
Atiker Konyaspor
4
0
0
1
1
2
7
Demir Grup Sivasspor
3
0
1
0
1
2
8
Fenerbahçe
3
0
1
0
1
2
9
Trabzonspor
3
0
1
0
1
2
10
MKE Ankaragücü
3
0
1
0
1
2
11
Medipol Başakşehir
3
0
1
0
1
2
12
Çaykur Rizespor
1
0
1
1
0
2
13
Akhisarspor
1
0
1
1
0
2
14
Bursaspor
1
0
1
1
0
2
15
Antalyaspor
1
0
1
1
0
2
16
BŞB Erzurumspor
0
0
2
0
0
2
17
Göztepe
0
0
2
0
0
2
18
Aytemiz Alanyaspor
0
0
2
0
0
2
Arşiv
Haber Yazılımı