Yazı Detayı
24 Haziran 2019 - Pazartesi 13:37
 
NAFTALİNLİ KURABİYE
Murat SEVGİ
 
 

Atık bertaraf işi ile uğraşan 'çevre' uzmanlarının ekoloji felsefesine tamamen ters, istatistik hileleri üzerine kurgulanmış bir sistemi inanarak benimsemiş olması çok acı bir gerçek. Her söylemlerinde atıkların içeriğini riskli kimyasalların "Kabul Edilebilir Sınırları" diye tarif ettikleri oranlara getirme kaygısı içinde olan bir sektör oluşmuş durumda. Bu gayreti konsantre tehlikeli atıkları seyrelterek çözüm ürettiğini zanneden bir çarpık iş sürecine dönüştürmüşler.

            Standartlar üreten uluslararası kurumlar asbest, arsenik, krom gibi bölgemizde çok miktarda üretilen tehlikeli atıklar için de bu oranları yayınlamış. Yerel mevzuat da bu oranların altına inen her ara ürüne 'yasal' muamelesi yapıyor. Bu "yasal" ürünleri yakabiliyorsunuz. Yani; buna izin var!

            33 yıl önce zamanın Ticaret Bakanı da çayını höpürdeterek içerken de buna benzer bir şey söylemişti: "Birazcık radyasyonun faydası bile vardır!" O bakan öldü, aradan geçen 33 yılda o "birazcık" dediği radyasyon için o kadar çok kişi öldü ki; bu işin 'vebali' çok büyüktür umarım!

            Şimdi bu anlattıklarımın naftalin ile ne ilgisi var? Naftalin de zehirlerden biri. Güveleri öldürürken bizi de öldürüyor. Her yerimizi saran en aktif kimyasallardan biri. Anlattığım bertarafçı uzmanlara sorsak eminim kurabiyede bulunabilecek zararsız naftalin miktarını da hesaplayacaklardır!

 

BİRAZ DA GERÇEKLERE DÖNELİM:

            Giysilerimiz, özellikle yünlü kazaklar, hırkalar güve denilen zararlı tarafından parçalanmasın diye gardıroplarımızda bekleyen eşyalarımızın arasına naftalin koyarız. Güve, bu maddeden hoşlanmadığı için yünlü eşyalar zarar görmeden uzun süre saklanabilir.

 

İYİ DE NEDİR BU NAFTALİN?

            Marketlerden aldığımız, beyaz, misket büyüklüğünde toplar yahut toz şeklinde bir malzeme. Giysilerin arasına küçük bez torbalar ile koymak mümkün. Artık kendinden torbalı olan şekli de var.

            Bu madde bir süre sonra yok oluyor. (Bitiyor!) Yenisini alıp yerine koyuyoruz. Peki nereye gidiyor? Naftalin katı halden sıvılaşmadan gaz hale geçebilen bir kimyasal. Buna süblimleşme deniliyor. Yani buharlaşıp uçuyor. Elbise dolaplarınızda ve giysilerinizde duyduğunuz o kokunun sebebi de naftalin buharı. Paket-paket alıp her yıl yenilediğimiz bu madde aslında çok tehlikeli.

            Üzerine naftalin bulaşmış giysileri giymek zarar görmek için yeterli. Ama size daha tehlikeli olanının hatırlatmak istiyorum.

            Giysi dolaplarımız genelde yatak odalarında. Bu dolaplarda buharlaşan naftalin, oda içerisinde yayılmakta ve yıl boyu, hiç eksilmeyen bir şekilde zaten kapalı olan yatak odası havalandırmasız kaldığında uykuda olduğunuz korumasız zamanlar boyunca ciğerlere çekilmekte.

            İlk bakışta az bir miktar olduğu için küçümsenip önem sıralamasında ciddi bir yere konulmasa da her gün kesintisiz solunması çok tehlikeli sonuçlara gebe olduğunu gösteriyor.

            Naftalin (ve diğer böcek öldürücüler) güvelere karşı kullanılan önemli bir kimyasal. Ama aileniz ve çocuklarınız da bu kimyasal ile en az güveler kadar temas halinde yaşıyor. Böyle bir riski düşündünüz mü?

            Özellikle çocukların gelişmemiş metabolizmaları için çok tehlikeli sorunlara yol açabilir. Bu durumdan kurtulmak geleneksel ev hayatından bu tür zararlı alışkanlıkları bırakmakla mümkün.

            Bir zamanlar sokaklarında ineklerimizin dolaştığı eski bir çiftçi kasabasında yaşadığım için iyi bildiğim bir örnek var. 20-25 yıl öncesine kadar çok kullanılan DDT adında bir böcek öldürücü vardı. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yasaklandı.

            DDT’yi bularak dünyaya büyük iyilik (!) yapan bilim adamı; Paul Müller’dir. “Paul, 1948 yılında DDT adlı zehir sayesinde Nobel’i kapmıştır. İnsanlık, kendi varlığına yapılan bu büyük saldırıyı birkaç yıl içerisinde fark etmiş ve 1972 yılında DDT’yi yasaklamayı başarmıştır. İnsanlar böylece dünyadaki kemirgen hayatlarına daha rahat devam edebilmişlerdir. Tıpkı GDO tartışmasında olduğu gibi dünyada DDT de tartışılıyor. Bu tartışma bilim çevrelerinde sürerken -günümüzde bile- DDT’yi savunan hiç de az değil! Nasıl mı? Aynen şöyle: DDT sıtma hastalığının sebebi olan sineklerin ve diğer birçok böceğin yok edilmesinde çok önemli bir etkiye sahip olduğu için; bunun yasaklanması ile 40 milyondan fazla insan ölmüş. Eğer DDT olsaydı bu insanlar böceklerin bulaştırdığı hastalıklardan ve parazitlerden korunacaklarmış ve ölmeyeceklermiş.” (“GDO’ya Alışın!” başlıklı yazımdan.)

            Ama yasaklanana kadar bolca kullanıldı. 60’lar yahut 70’lerde; bu DDT çok tehlikeli. Kanser ve birçok hastalığın babası denilseydi eminim kimse inanmak istemezdi. Nedeni de o gün için işlerini çözen ve zararlılara karşı önemli bir çözüm olan bu maddenin gerekliliği olurdu!

            DDT’yi yasaklayıp 40 milyon insanı öldüren -benimle aynı kafadaki- ‘canavarlar’, Naftalin için de hiç iyi şeyler düşünmüyor! Bu ‘DDT severler’, acaba Naftalin yasaklanırsa kaç tane yün hırkanın yahut kazağın kullanılamaz hale gelmesine sebep olacağımızı hesap ettiler mi?

            Doğada serbest halde bulunmayan, her türlü kimyasaldan uzak durmakta yarar var. (Bu uyarı; serbest halde bulunan kimyasallara yaklaşın demek değildir.) Zaten doğa, herhangi bir kimyasalı serbest bırakacak kadar ‘…………’ değildir. (Boşluğu siz doldurun.)

            Hep sevgi ile kalın.

 

            Murat SEVGİ

            http://twitter.com/MuratSevgi

 

 
 
 
Etiketler: NAFTALİNLİ, KURABİYE,
Yorumlar
Diğer Yazılar
KAYIP ÇAĞ!
HER FABRİKA BİR KALEDİR
Avlanma Teknikleri
İPTAL DAVASI SÜRÜYOR: İPTAL DAVALARI AÇILDI
HAYIR BEYA!..
ADAYLAR NEYE ADAY?!
ÇUKURÇENGEL PARK OLSUN!
İKNA ODASI PATLADI!
ÇEVRECİLER UYUYOR MU?
Sosyal ÇED: Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme: ÇSED
MSG: Yedikçe yersin, tüketince tükenirsin!
NÜKLEER STRATEJİ!
TERMİK SANTRAL İTİRAZI - 1
"HER FABRİKA BİR KALEDİR!"
NE İÇİYOR BUNLAR?!
SANTRAL LİSTESİ 2
İSTİKLÂL MADALYASI
BİZ KARARLIYIZ!
MEDENİYETLER ÇATIŞMAZ!
ÖLÜM BACALARI İSTEMİYORUZ!
ÇEVRECİLER HERŞEYE KARŞI!
AĞALARIN SANAYİ İLE TANIŞMASI - 1
KELEBEK ETKİSİ
İNOVASYON, AR/GE FİLAN...
ÇORLU’YA KOCAMAN BİR İMZA!
ALLA BENİ, PULLA(MA) BENİ!
HIZLI TREN YERİNE KÖMÜR TRENİ!
PARK OLSUN
YÖNETEMEMENİN TÜRKÇESİ!
KÜLTÜR ASİMİLASYONU
KENTSEL OBEZİTE! (1)
DEKOVİL-2: DOĞA KATLİAMINA DEVAM
DEKOVİL!
"O ZAMAN GAZ LAMBASI YAK!"
TRAKYA BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL!
ŞAFAK HAREKATI
ÇORLU TARİHİYLE YÜZLEŞİYOR!
ELİNİ SALLASAN DANIŞMANA ÇARPIYOR!
"ÇEVRECİLER HER ŞEYE KARŞI!"
OCAĞIMIZA, KUM OCAĞI...
OKUL SEZONU AÇILDI!
BUYUR BUR'DAN YAK!
YÖNETEMEMENİN TÜRKÇESİ!
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!
BAZ İSTASYON!
YUVARLANIP GİDİYORUZ!
KİMLİK BİLGİLERİ ÇALINDI DA NE OLDU?
KÖMÜRDEN KURTUL, GELECEĞİ KURTAR
İNSANSIZ OTOBÜS!
KAÇ ŞAFAK GEÇTİ?
ZEHİRLE KALKINMA!
KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERİN FAYDALARI
MERALARIN BAŞI BELADA!
Sevgiler gününde bir TEKTAŞ alın!
ONLAR KAĞIT TOPLAMIYOR! DOĞA SAVAŞÇISI!
OLAĞAN ŞÜPHELİLER İLE SIRADAN İŞLERİN ÖLÜMCÜL SONUÇLARI
STAR WARS'I BİLİR MİSİNİZ
NOEL BABA VE KIRKHARAMİLER
ASLINDA, HERKES, HER ŞEYİN FARKINDA!
HALKIN PARASIYDI, KAMUNUN YARASI OLDU
GÜZEL BİR GELECEK BEKLİYOR!
İHANET VE YÖNETEMEME MESELESİ
KÜRESEL BELA: NÜKLEER
78 YILDIR YOKSUN AMA...
EKİP ÇALIŞMASI VE LİDERLİK
ERGENE DEVLET HASTANESİ
TERÖRE DE, LANETLEMEYENE DE LANET OLSUN!
ASIL HEDEF: LONGOZ ORMANI
SOSYAL MEDYA GÜDÜMLÜ MÜ
FOSİL ASLINDA İSRAFTIR
DERDİMİZ ALTI SANİYE OLSUN
AR/GE VE İNOVASYON TOPLUMU!
İNANMAK yahut BİLMEK! İşte, bütün mesele bu...
CEHALET YANILGISI
FIKRA DEĞİL GERÇEK!
HEP ÇEVRE HEP ÇEVRE OLMAZ!
KATLİAM MODA OLDU!
KÖMÜRE VE TERMİĞE İTİRAZIMIZ VAR!
YA KÖMÜR, YA TARIM VE İNSAN?!
TRAKYA'DA KATLİAM PLANI MI YAPIYORLAR?!
KÖMÜRLÜ SANTRAL ÖLDÜRMEZ,SÜRÜNDÜRÜR
EĞİTİM,ÖRGÜT ve KÜLTÜR
ERKEN SEÇİM
GDO'DA YANLIŞ POLİTİKALAR
MAYIS GELDİ, GEÇİYOR
ATIK - KARA PARA İLİŞKİSİ!
TRAKYA, DUR DİYOR!
TAKSİM'İN KANLI TARİHİ
GERİCİ AYAKLANMASI
TAM 25 YIL GEÇMİŞ
VAY ARKADAŞ! AB'Yİ BİLE DOLANDIRMIŞIZ!
YAĞMA TALAN! HER ŞEY YALAN!
TEMSİL ETMEK
OMURGA SORUNU VAR !
ADAYLARA AÇIK ÇAĞRI !
KENTLEŞMEK KALABALIKLAŞMAK DEĞİLDİR
HARAMİLER VE KANSER
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 3
TRAKYA KANSER 'CUMHURİYET'İ
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 2
ÇEVRESEL VE SOSYAL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ - 1
ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRME RAPORU NEYİ KORUR?
TARIM - KENTLEŞME VE TRAFİK
DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ VE ÖRGÜTLENME KÜLTÜRÜ!
MEDENİYETLER ÇATIŞMAZ !
AMA HANGİ HUNTINGTON ?
DÜZENİN MİMARLARI BUNLAR!
EKOLOJİ - EKONOMİ - RANT !
KENTİ'Nİ KANDIRMAK!...
TERMİK SANTRALLER NASIL ÖLDÜRÜR
MERA KÖYLÜ DEMEK; KÖYLÜ HAYAT DEMEK
MERALAR : köprüden önceki son çıkış!
MERALAR İÇİN 1 KASIM'DA LÜLEBURGAZ'A
BAŞARININ SIRRI
HA EBOLA, HA IŞİD
TRAKYA GELECEĞİNİ SATIYOR ?
ERGENE ÖLÜM FESTİVALİNE Mİ HAZIRLANIYOR ?
İnsanın Psiko - mekaniği
ESKİ BAYRAMLAR
Sağlık değerlidir !
BU AY HIRSIZLARIN AVUÇLARI KAŞINIR !
KIRKBEŞLİK
ÖKÜZÜN ALTINDA NE ARANIR ? ( 2 )
İHMAL DEĞİL CİNAYET!
ÇÖPEÇEVRE KUŞATILDIK !
TAKSİM’İN AYAKLANMA TARİHİ (2)
TAKSİMİ'İN AYAKLANMA TARİHİ ( 1 )
OKUMAK NEDEN GEREKLİDİR ?
KURBANLIK KEÇİ
KİFAYETSİZLEŞME
KENTSEL DÖNÜŞÜM
YAKINDA HUKUKA DA GEREK KALMAYACAK !
KATALİZÖR
NAMUSLU / NAMUSSUZ ...
AT GÖZLÜĞÜ
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Haber Yazılımı